Geniş Zaman ve Soru Cümlesi: “Neden?” sorusundan “Hadi, bir de bunu deneyelim!”e doğru
Hepimiz bir şekilde günlük hayatın içinde, dilde sıkça karşımıza çıkan o “geniş zaman” meselelerini öğrenmeye çalışırken bir yerlere takıldık. Ama sıkıntı yok, hepimiz o aşamayı geçtik, geçeceğiz. Hadi, bir derdimiz var mı? Yok! O zaman derin bir nefes al ve gel, biraz eğlenerek bakalım “Geniş Zaman”ın soru cümleleriyle neler yapabileceğiz. (İzmir’deki 25 yaşındaki ben tam bu sırada sinirli bir şekilde telefonumdan arka planda “Neden?” diye soran eski bir arkadaşımın mesajına göz atıyor, ama dur. Hedefimiz başka.)
Geniş Zaman Nedir, Ne Değildir?
Geniş zaman deyince aklımıza genellikle “her gün giderim”, “her sabah kalkarım” tarzı, rutin işlerle ilgili cümleler gelir. Gerçekten de bu, geniş zamanın esas kullanım amacı. Yani bizim sabahları uyandığımızda, işe gitmek üzere kahve içerken veya akşam yemeği öncesinde “Nasılsınız?” diye sorarken aslında işte bu geniş zaman devreye giriyor. Amaaaa, bence en güzel kısmı bu: Geniş zaman hem her zaman kesin olan şeyler, hem de potansiyel olarak yanlış olan şeyler için kullanılabilir. Hadi, bir soru cümlesine bakalım. Ama önce, küçük bir hatırlatma: Geniş zaman soruları genellikle “Do you” veya “Does he” gibi ifadelerle başlar. Şimdi, bunun mantığını çözelim.
Geniş Zamanla Soru Cümlesi Kurmanın İlk Adımları
Tamam, buraya kadar her şey güzel. Şimdi diyoruz ki: “E hadi, ne yapacağız?”
Birazcık örnekle anlatayım. Diyelim ki her sabah 8’de işe gitmek için hazırlanıyorsun ve bir arkadaşınla sohbet ediyorsun. O arkadaşın seni her zaman 10’da buluyor ve sana “Nereye gidiyorsun?” diye soruyor. Her seferinde aynı şeyi söylüyorsun.
Ama o sabah bir farklılık yapıyorsun, tam espri yapacaksın, lafı biraz şişirip şu cümleyi kuruyorsun:
“Do you always ask me the same question at the same time every day?”
Neymiş, işte böyle bir şey! Cümlede geniş zaman var. Bu arada o an kafanda şöyle bir soru belirebilir: “Ben bunu İngilizce mi yazdım yoksa Türkçe mi? Hadi ya, dert değil, kime ne…” Ama önemli olan o zaman, o an bir soru kurabilmendir.
İçimden Bir Ses: “Zaten Bunu Her Gün Söylüyoruz, Değil Mi?”
O an, işte benim iç sesim yine devrede: “Bunu her gün söylüyorsun, geniş zamanla değil, her şeyden önce normalde bu soru şaka değil, ama bugün espri yapma zamanı.”
Evet, bazen günlük hayatta olayı biraz büyütüp “herkesin her sabah işe giderken söylediği şeyler”i büyütüp geniş zamanın sorularına dönüştürebiliriz. Düşünsene, sabah kahvaltı hazırlarken her gün aynı şeyi soruyorsun:
“Does he like his eggs fried?”
Kafanda dönüp dolaşan soru aynı ama içi, evet biraz daha farklı. Her zaman “Neden” diye sormaktan daha eğlenceli.
Hadi Gel, Geniş Zamanla Komik Bir Diyalog Kuralım
İç sesle uğraşmaktan yoruldum ama az önce iç sesime bir tokat attım. Diyalogla geliyorum.
Bir sabah, iş yerinde kahve alırken şöyle bir diyalog geçiyor:
Ben: “Do you drink coffee every morning?” (Sen her sabah kahve içiyor musun?)
Patron: “Does she ever stop talking about coffee?” (O, kahve hakkında konuşmayı hiç bırakmaz mı?)
Ben: “Yes, I always talk about it.” (Evet, her zaman konuşurum!)
Patron: “I think you need a tea break.” (Bence bir çay molasına ihtiyacın var.)
Ben: “Or maybe I need a vacation.” (Ya da belki bir tatile ihtiyacım var.)
Evet, işte bu kadar basit! Ama başa dönersek, burada da yine geniş zaman var. Bir soru cümlesi ve basit bir şekilde kuruldu.
Geniş Zamanla Soru Cümlesi Kurarken Nerelere Dikkat Etmeliyim?
Şimdi bir de biraz daha derinleşelim, çünkü bazen o kadar işin içine girmek isteyebiliriz ki, dilin mekanizmalarını çok takmayız. Ama işin esas sırrı şurada: “Geniş zaman soru cümlesi nasıl kurulur?” sorusu aslında sadece dil bilgisiyle sınırlı değil. O yüzden bir noktada – eğer kendini çok geliştirip daha derinleşmek istersen – işin içine biraz anlam da katmak önemli.
Mesela, sıkça karşılaştığım bir durum var: Yanımdaki insanlar sürekli bir şey yaparken bana sorular soruyorlar. İşte “Ne yapıyorsun?” derken de aslında sormak istediğin şey geniş zamanla şöyle olabilir:
“Do you always look so serious when working?” (Çalışırken her zaman bu kadar ciddi mi görünüyorsun?)
Ya da sorduğun soruya başka bir anlam ekleyebilirsin. İşte yine bir örnek:
“Does it always take so long to finish your coffee?” (Kahvenin bitmesi hep bu kadar uzun mu sürer?)
Yavaş yavaş, dil bilgisi kurallarına takılmadıkça, hayatın her anında bu geniş zamanın keyfini çıkarabilirsin. Düşünsene, her sabah aynı kıyafeti giyerken sorduğun soruya bir anlam katabilirsin.
Sonuç Olarak
Geniş zaman soru cümlesi kurmak, aslında bir noktada hayatla ilgili büyük bir soruyu küçük bir şekilde dile getirmektir. Her gün, rutinlerimiz içinde bir takım küçük sorular sorarız. Bazen bunlar gereksiz gibi görünse de, aslında dilin temel taşlarından birini oluşturur. Sonuçta geniş zaman, tıpkı günün her anını kapsayan bir aynadır. Bir sabah kahvaltıda, işyerinde ya da parkta yapacağın her küçük soru, bir zaman diliminde tüm hayatını yansıtır. Ve kim bilir, belki de bu cümleler arasında kaybolan o basit “neden” soruları, daha derin düşüncelere yol açar.
Şimdi, bir soru soralım: “Do you ever wonder if life is just a series of questions and answers?”
Belki de bu soruyu hayatına her gün eklemelisin.