İçeriğe geç

Gaziantep deprem bölgesi mi ?

Gaziantep’te Ne Yenir? Yediğinizin Sadece Tadını Değil, Ruhunu Da Alırsınız!

İzmir’den Gaziantep’e gitmek için bir plan yapıyorum. Evet, seyahat hazırlıkları başladı. Fakat içimde bir şey var, sanki bir yandan da Gaziantep’in mutfağını düşündükçe midemde bir kaynama başlıyor. Bunu herkes bilir, bir şehirde gezilecek yerlerden çok, yenecek şeyler peşinden gidilir. Gaziantep de, yemek denince adı sıkça anılan bir şehir. Yani, Gaziantep’te ne yenir sorusu, sadece bir yemek listesi değil, tam anlamıyla bir hayat felsefesi.

Tabii, ben de bir İzmirli olarak “yemek üzerine” çok fazla şey düşünüyorum. İzmir’de simit ve boyoz dışında dünyada yemek anlamında pek fazla şey yokmuş gibi… (Tabii, biraz İzmir’i savunma moduna gireceğim şimdi, ama hayır, Gaziantep’in mutfağı çok başka.) Öyleyse, yavaşça gelin, sizlerle birlikte Gaziantep’in meşhur yemeklerini keşfedelim; hem de bir İzmirli gözünden, mizahi bir dille!

İlk Durak: Baklava (Evet, Hafif Sevimli Bir Şekilde)

İzmir’de de tatlı severim. Ama Gaziantep’te tatlı sevmek bir aşk meselesi! Şehirde en çok sevilen tatlılardan biri, tabii ki baklava. Bir İzmirli olarak, kendimi biraz gururlandırarak baklava turlarına çıkmaya başlıyorum. Düşünsenize, Gaziantep’te bir baklava alıyorsunuz, ama bu baklava neredeyse sadece altınla değil, gizli bir sevgiyle sarılmış. Elbette ki burada bir yanlışlık olamaz, bu kadar övgüyü hak ediyor.

Yalnız şöyle de bir durum var, Gaziantep’te baklava yemek o kadar sıradanlaştı ki, insanlar bazen baklavayı sadece bir tatlı değil, “gündelik yaşamın temel gıda maddesi” olarak görüyor. Geçenlerde bir pastaneye girdim, baklava almak istiyorum. Kasiyer gülümsedi ve “Ne alırsınız?” diye sordu. Cevabım, “Bir baklava,” oldum. Kasiyer hemen “Kaç adet?” diye sordu. Yani, bir dilim baklava almak normal mi Gaziantep’te? Anlatamam. Neredeyse herkes bir tepsi alıyor.

Ama ben hala bazen “Bir dilim baklava da var, değil mi?” diye çekimser soruyorum, çünkü İzmirli ruhum buna alışmaya çalışıyor. Sonunda şu gerçekle yüzleşiyorum: “Burada bir dilim baklava yok, dostum. Burada bir tepsi baklava var!”

Antep Kebabı: Ciddi, Ama Komik Bir Cevap

Gaziantep’te kebap yediğinizde, işte o zaman işin ciddiyetini anlarsınız. İzmir’de de kebap var, ama burada kebap yediğinizde insanlık tarihinin en ciddi işini yapıyorsunuz gibi hissediyorsunuz. Yani, Gaziantep kebabı sadece bir yemek değil; o, bir seremoni, bir kültürel deneyim.

Bir kebapçıda, sipariş vermek için masaya oturuyorsunuz, garson gelip “Ne alırsınız?” diye soruyor. “Bir Antep kebabı,” diyorsunuz. Tam bu noktada bir gariplik oluyor. Garsonun size bakışını görmelisiniz. Adeta “Bir Antep kebabı mı?” der gibi bakıyor. Sonra o muazzam kebabı geliyor ve size doğru uzanıyor. O kadar lezzetli ki, sanki dünya size göre dönmeye başlamış. İçimden bir ses, “O kadar kırmızı et mi? Yoksa ben mi fazla düşünüyorum?” diye soruyor.

Ben tabii biraz düşünceliyim, her şeyi sorgulayan bir İzmirli olarak “Bir kebap ne kadar hakkını verir?” diye düşünüyorum. Sonuç: Kendi kendime cevap veriyorum: “Gaziantep’te kebap, yemek değil, bir sanattır.” Şaka yapmıyorum, her lokma bir anlam taşıyor!

Lahmacun: Hem Savaş, Hem Zeka

Gaziantep’te lahmacun yediğinizde, aslında bir anlamda strateji yapıyorsunuz. İzmir’deki lahmacun, asla bu seviyede değil. Gaziantep’te lahmacun, adeta küçük bir siyasi oyun gibi: hangi sosu ekleyeceksiniz, marulları nasıl saracaksınız, acıyı ne kadar koymalısınız… Hepsi çok kritik! Bir gün Gaziantep’te lahmacun söylemeye karar verdim. Marulları doğru yerleştirmek ve acıyı ne kadar koyacağımı düşünmek, hayatımın en kritik anıydı. O an, bir lahmacunla resmen “kendi şahsi stratejimi” belirledim. Hızla masaya gelip, “Hayır, bu kadar acıyı koymam!” dedim. İçimdeki İzmirli “Bunda ne var ki?” diyerek elini salladı ama o kadar acı bir lahmacun yedim ki, dilim yanmadı, gözlerim ağladı.

İç sesim “Bunu neden daha önce düşünmedim?” diye soruyor. Cevap: “Çünkü Gaziantep’te lahmacun yemek, biraz test çözmek gibi.”

Humus ve İçli Köfte: Yerken Hem Düşün, Hem Gül

Gaziantep’te humus yemek bir hayata bakış açısını değiştirmek gibidir. Bir anda yerken, çok ciddi şeyler düşünmeye başlıyorsunuz. Ama bir yandan da sanki dünya üzerinde humus konusunda “felsefi bir devrim” yapacakmışsınız gibi hissediyorsunuz. Yani, yemekle ilgili düşüncelere dalıp “Bunu gerçekten doğru yiyiyorum mu?” sorusuna bile takılabiliyorsunuz.

İçli köfteyi yemeye başladığımda ise bambaşka bir dünyaya adım atıyorum. Şu içli köftenin içinde bir şey var ki, bana bir tarih dersini hatırlatıyor. Fakat yediğinizde o kadar yoğun bir lezzet var ki, insanın aklı karışıyor, “Bu kadar içli köfte, insanı dışarıdan da içli yapar mı?” diye düşünmeye başlıyorsunuz.

Öyle böyle değil, Gaziantep’te yemek yerken sadece mide değil, beyin de doymalı. “Ben ne yiyorum?” diye sormayı unutmuyorsunuz. Gaziantep’te her lokma, bir soru sormanızı sağlıyor!

Baklavanın Sonu: Savaş ve Zafer

Ve işin sonunda yine baklava var. Bu kez baklava bana gülümsüyor, çünkü ben artık o kadar alıştım ki, adeta bir baklava profesyoneliyim. Yedikten sonra bir halet-i ruhiye geliyor. Hani derler ya, “Baklava yedik, ruhumuzu da doyurduk.” İşte, bir baklava yedikten sonra, insan bir süreliğine Gaziantep’te yaşıyor gibi hissediyor.

İzmirli içim, “Tamam, bu kadar yemek yeter,” demeye başlıyor, ama Gaziantep’teki yemekler adeta seni zorla yiyor. Gerçekten, insan Gaziantep’te yemek yerken, mutfağın bir parçası olmadan asla çıkamıyorsunuz.

Sonuç: Gaziantep Mutfağı – Hem Tadı Hem Hikayesi

Gaziantep’te ne yenir sorusuna verilecek tek bir cevap yok, çünkü bu şehirde her yediğinizin bir hikayesi var. Yemekler, sadece midemizi doyurmakla kalmaz, aynı zamanda kültür, tarih, felsefe ve belki de bazen acı, tatlı, ya da bazen komik bir şekilde gözlerimize de yansır. Gaziantep, yemeklerle bir anlamda kendini anlatır; tatları, baharatları, yemeklerin arkasındaki ustalık, hepsi birer felsefi düşünce gibidir.

Şimdi bu yazıyı bitirirken, bir yandan “Bir daha ne zaman Gaziantep’e gitsem?” diye düşünüyorum, bir yandan da midenin “Çok fazla baklava yedin, biraz daha sakin ol” dediğini duyuyorum. Bu şehirde yemek yemek bir macera, bir deneyim, bir keşif… Hem de her lokmada biraz daha fazla düşünmeniz gereken bir macera!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hipercasino şişli escort megapari-tr.com
Sitemap
elexbet yeni girişhttps://partytimewishes.net/betexper güncel adrestulipbet yeni giriş