Karadeniz’in Kaç Şehri Var? Basit Bir Soruya Verilemeyen Karmaşık Bir Cevap
“Karadeniz’in kaç şehri var?” sorusu dışarıdan bakınca gayet masum duruyor. Hatta ilkokul coğrafya sorusu gibi. Ama işin içine biraz mühendislik disiplini, biraz sosyal bilim merakı ve biraz da Türkiye’nin idari gerçekleri girince olay bir anda basitlikten çıkıp yarı akademik bir tartışmaya dönüşüyor.
Konya’da yaşayan 26 yaşında biri olarak şunu fark ediyorum: bu soru aslında “kaç şehir var?” sorusu değil, “hangi tanımı kabul ediyoruz?” sorusu. Ve ben kendi kafamın içinde sürekli ikiye bölünüyorum. İçimdeki mühendis netlik istiyor, içimdeki insan tarafı ise “ama hissiyat da önemli” diye araya giriyor.
Karadeniz Bölgesi Nedir? İlk Çatışma Burada Başlıyor
İçimdeki mühendis konuşuyor: idari sınırlar
İçimdeki mühendis tarafı olaya direkt veriyle yaklaşıyor: Türkiye’nin idari yapısı.
Resmi planlamada “Karadeniz Bölgesi” denildiğinde genellikle Türkiye’nin NUTS-1 düzeyindeki bölgesel sınıflandırması referans alınır. Bu yaklaşımda Karadeniz Bölgesi, 18 ili kapsar.
Bu 18 il şunlardır:
Artvin, Rize, Trabzon, Giresun, Ordu, Samsun, Sinop, Kastamonu, Bartın, Zonguldak, Karabük, Düzce, Bolu, Amasya, Çorum, Tokat, Gümüşhane ve Bayburt.
İçimdeki mühendis burada noktayı koyuyor:
“Bak kardeşim, sayı 18. Tartışma bitti.”
Ama işte sosyal bilim tarafı o kadar kolay teslim olmuyor.
İçimdeki insan tarafı itiraz ediyor: coğrafya sadece harita değildir
İçimdeki insan tarafı diyor ki:
“Peki ya Samsun? Peki ya kıyı çizgisi? Peki ya kültürel Karadeniz?”
Ve haklı olduğu noktalar var.
Çünkü halkın zihnindeki Karadeniz, sadece idari sınırlarla çizilmiş bir alan değil. Daha çok “denize bakan, yağmur alan, yeşil ve dağlık” bir hissiyat bölgesi.
Bu yüzden bazı yaklaşımlar Karadeniz’i daha dar tanımlar. Ve burada ikinci büyük sayı ortaya çıkar: 11 şehir.
11 Şehir Yaklaşımı: Gerçek Karadeniz Sadece Kıyı mı?
Kıyı şeridi merkezli bakış
Bu yaklaşım diyor ki: Karadeniz denince esas olan kıyı çizgisidir. Yani doğrudan Karadeniz’e kıyısı olan şehirler.
Bu liste genellikle şu şekilde verilir:
Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize, Artvin, Sinop, Zonguldak, Bartın, Kastamonu ve Düzce’nin kıyı etkisiyle birlikte bazı varyasyonlarda değerlendirilmesi.
Burada temel fikir şu:
“Denizi görmüyorsan Karadeniz sayılmazsın.”
Ama mühendis tarafım burada hemen devreye giriyor:
“Bu tanım subjektif. Çünkü coğrafi bölge tanımı deniz görme kriterine göre yapılmaz.”
Ve tartışma başlıyor.
Coğrafya mı hissiyat mı?
Bu noktada içimdeki insan tarafı devreye giriyor ve şöyle diyor:
“Tamam ama Trabzon’u Karadeniz saymayacaksak neyi sayacağız?”
Haklı. Çünkü kültürel olarak Karadeniz kimliği denince akla ilk gelen şehirlerden biri Trabzon oluyor.
Ama mühendis tarafım da boş değil:
“Bir bölge tanımı duyguyla değil, metodolojiyle yapılır.”
İşte tam burada Karadeniz’in kaç şehri var sorusu, teknik bir sorudan çıkıp felsefi bir tartışmaya dönüşüyor.
18 Şehir Yaklaşımı: Akademik ve İstatistiksel Gerçeklik
Resmi bölgesel planlama perspektifi
Türkiye’de istatistiksel bölgeleme sistemi kullanıldığında Karadeniz Bölgesi 18 ili kapsar.
Bu yaklaşım en geniş ve en teknik olanıdır. Çünkü amacı kültürel değil, idari ve ekonomik planlamadır.
Burada devreye şu gerçek girer:
Devlet planlama yaparken “hissettiğimiz Karadeniz” ile değil, “ölçülebilir Karadeniz” ile ilgilenir.
Bu yüzden Samsun gibi büyük şehirler de bu tanımın merkezinde yer alır.
İçimdeki mühendis burada rahat
İçimdeki mühendis diyor ki:
“İşte bu. Net. 18 il. Veri var. Liste var. Bitmiş.”
Ama içimdeki insan tarafı yine araya giriyor:
“Peki ama Çorum gerçekten Karadeniz mi?”
İşte tam bu noktada tartışma derinleşiyor.
Karadeniz’in Sınır Problemi: Nerede Başlıyor Nerede Bitiyor?
Geçiş bölgeleri ve gri alanlar
Türkiye coğrafyasında en büyük sorunlardan biri şudur: bölgeler keskin çizgilerle ayrılmaz.
Örneğin Bolu hem Karadeniz etkisi taşır hem İç Anadolu karakteri gösterir.
Aynı durum Amasya için de geçerlidir. Kültürel olarak Karadeniz’e yakın, ama coğrafi olarak tartışmalıdır.
İşte bu yüzden mühendis tarafım ile sosyal bilim tarafım sürekli kavga eder.
Mühendis vs İnsan: İçsel tartışma
İçimdeki mühendis:
“Bir sistem ya A’dır ya B. Gri alan tanım zayıflıktır.”
İçimdeki insan:
“Hayat gri alanlardan ibaret.”
Ve Karadeniz sorusu tam burada sıkışır.
Kültürel Karadeniz: Şehir Sayısı Değil Kimlik Meselesi
Horon, yağmur ve fındık üçgeni
Bir de işin kültürel tarafı var.
Karadeniz denince akla sadece harita gelmez. Horon gelir, fındık gelir, yayla kültürü gelir.
Ordu gibi şehirler bu kültürel kimliğin merkezindedir.
Ama burada kritik soru şu:
Bir şehir Karadeniz kimliğini kültürel olarak taşıyorsa ama resmi olarak tartışmalıysa ne yapacağız?
İçimdeki mühendis:
“Kimlik ölçülemez.”
İçimdeki insan:
“Ama gerçek hayat ölçülebilir olanla sınırlı değil.”
Kimlik mi sınır mı?
Bu noktada tartışma daha da ilginç hale geliyor.
Çünkü Karadeniz sadece bir coğrafya değil, aynı zamanda bir yaşam tarzı algısıdır.
Ve bu algı bazen resmi sınırları tamamen aşar.
Farklı Yaklaşımların Çarpışması
1. İdari yaklaşım (18 il)
Net
Ölçülebilir
Devlet planlamasına uygun
Ama duygusal gerçekliği zayıf
2. Kıyı odaklı yaklaşım (11 şehir)
Daha sezgisel
Kültürel olarak güçlü
Ama sınırları belirsiz
Akademik olarak tartışmalı
3. Kültürel yaklaşım
En esnek model
En tartışmalı model
Ama halkın zihnindeki gerçek Karadeniz’i en iyi anlatan model
İçimdeki mühendis üçüncü modele bakınca sinirleniyor, içimdeki insan ise “işte gerçek bu” diyor.
Karadeniz’in Kaç Şehri Var? Net Cevap Neden Yok?
Bu sorunun net cevabı olmamasının sebebi basit: “şehir” kelimesini nasıl tanımladığımıza bağlı.
Eğer idari bakarsak: 18 il.
Eğer kıyı ve kültür odaklı bakarsak: yaklaşık 11 şehir.
Eğer tamamen kültürel bakarsak: sınır yok, algı var.
Ve bu durum aslında Türkiye coğrafyasının genel bir problemi.
İçsel final tartışması
İçimdeki mühendis diyor ki:
“Tek doğru olmalı.”
İçimdeki insan diyor ki:
“Bazen birden fazla doğru vardır.”
Ve ben ortada kalıyorum. Çünkü Karadeniz’in kaç şehri var sorusu, aslında “hangi Karadeniz’den bahsediyoruz?” sorusuna dönüşüyor.
Sonuç Yerine Bir Netlik Arayışı
Karadeniz’in kaç şehri var sorusu tek bir rakama indirgenmek istendiğinde 18 cevabı teknik olarak en güçlü seçenektir. Ama mesele sadece rakam değildir.
Çünkü haritalar net olabilir, ama insanların zihnindeki coğrafya her zaman daha karmaşıktır.
Ve belki de en doğru yaklaşım şudur:
Karadeniz’i anlamaya çalışırken sadece sayılara değil, hem veriye hem de algıya aynı anda bakmak gerekir.
Çünkü bazı soruların cevabı, tek bir sayıdan daha büyüktür.
Yahu olarak “Karadeniz’in en büyük ilçesi neresi” konusunda hazırladığımız bu içeriğin beğeninizi kazandığını umuyoruz. Bir sonraki yazıda buluşmak üzere!
Sitemizden Önerilen: İngiltere'de en çok hangi ırk var ?