Yemeğe Başlarken Ne Demeliyiz? (Biraz Düşün, Biraz Espri, Biraz da Boşver!)
Hadi itiraf edelim: Yemeğe başlarken ne demeliyiz sorusu, aslında herkesin düşündüğü ama kimsenin tam olarak çözüm bulamadığı bir mesele. “Afiyet olsun” demek klasik ve güvenli bir seçenek ama bu kelimeyi her zaman söylemek de bir yandan bana yapay ve sıkıcı geliyor. Hele bir de her akşam aynı şeyleri tekrarlamak insanı bir süre sonra içten içe boğuyor. Mesela geçen akşam, arkadaşımın evinde buluştuk ve yemek saati geldi. Benim içimdeki “yemek konuşmacısı” devreye girdi ve şöyle dedim: “Bismillah, umarım bu yemek evrende yaptığım en doğru karar olur!” Arkadaşım biraz şaşkın bakarak “Ne?” dedi, ben de gülerek “Şaka tabii, afiyet olsun!” dedim. Ama işte o an anladım: Yemeğe başlarken ne demeliyiz? sorusu, aslında ciddi bir meseleye dönüşebiliyormuş.
Herkesin Söylediği “Afiyet Olsun” Cümlesi: Klişe Mi, Geleneğin Güzelliği Mi?
“Afiyet olsun” demek, her zaman güvenli liman. Yani bu cümleyi söylediğinde kimse seni garipsemiyor, ters bakmıyor. Ama bir yandan da her gün aynı şeyi söylemek, sanki dilimizde takılı kalmış bir plak gibi. O kadar klişe ki, bazen kendim de diyorum “Birader, bence bu kelimeler evrimsel olarak değişmeli. Mesela ‘Yiyelim de görelim’ gibi bir şey daha samimi olmaz mı?” Ama tabii, kimse bu kadar derinlemesine düşünmüyor. Hadi be, ben de bir gün bu kadar kafa yoracağımı tahmin etmezdim, ama işte böyleyim. Her şeyi fazlasıyla düşünen biriyim. Neyse, “afiyet olsun” demek o kadar da kötü değil. Bir çeşit geleneksel bir naz, öyle değil mi? “Yemek de yiyelim, dostluk da kuralım” havası veriyor. Ama insan bazen biraz daha farklı bir şey söylemek istiyor. Hadi, bir deneyelim.
Yemek Öncesi “Motivasyon Cümlesi” Fikirleri: Yaratıcı Ol, Biraz da Eğlenceli
Yemek öncesi ne demek lazım diye düşünürken aklıma gelen ilk şey “Hadi bakalım, bu akşam karşınızda yeni bir şef var!” oldu. Kimse ne demek istediğimi anlamasa da bir nevi komik bir hava yaratabilirim diye düşündüm. Ama sonra düşündüm, arkadaşlarımı çok da zorlamamalıydım. Herkes yemek değil, dramayı takıyor. “Bu kadar ciddiye alma” dedim kendi kendime, zaten yemeklerim de genellikle “aç kalma” seviyesindedir, o yüzden “şef” falan demek de abartı olurdu. Ama bazen de gerçekten ciddiye alınabilecek bir motivasyon konuşması lazım. Mesela: “Evet, yavaşça başlayacağız ama bu yemeği bitirdiğimizde mutluluk hormonlarımız zirveye ulaşacak.” Hah! İşte bu tarz bir yaklaşım, hem havalı hem de sempatik olurdu. Hatta belki şarkılar bile söylenir, kim bilir?
Biraz Da Gülme Zamanı: “Şimdi Kapatın Gözlerinizi ve Düşünün”
Mesela, “Şimdi kapatın gözlerinizi ve düşünün” diye başlayıp, hemen ardından “Bununla gerçekten neler yapabiliriz? Ne kadar daha güzel olabilir?” gibi bir diyalog başlatabilirim. Kimse ne demek istediğimi anlamasa da, bazen yemek esnasında havalı bir şeyler demek istiyorum. Kendi iç sesim, bazen yemek konuşmalarını bir tür performansa dönüştürme isteğiyle doluyor. “Afiyet olsun” çok sıradan, “Bu akşam yemekle ruhumuza ne kadar yakışıyoruz!” daha cool bir yaklaşım olabilir mesela. Bu cümleyi söyledikten sonra herkesin gözlerinde şaşkın bir bakış görmek, bir garip “yani ne demek istiyorsun?” bakışı almak güzel olurdu, doğrusu.
Gündelik Hayatta “Yemeğe Başlarken Ne Demeliyiz?” Sorusuna Pratik Cevaplar
Peki, her şeyi espriyle geçiştirmek yerine, gerçekten düzgün bir şeyler söylemek gerekirse? O zaman şöyle diyebilirim: Yemeğe başlamadan önce, yemekleri yapan kişiye bir teşekkür etmek iyi olabilir. Ama işin komik tarafı şu ki, bazen yemek yapan kişi gerçekten işin ehli değilse ve yaptığı yemek bir felakete dönüşüyorsa, “Elinize sağlık, bu da farklı bir deneyimdi!” gibi bir yaklaşım da gayet tatlı olabilir. İşin içine biraz mizah katmak, samimiyeti artırır. “Afiyet olsun” cümlesini hepiniz biliyorsunuz, değil mi? Ama bazen daha farklı bir şeyler söylemek, hem sizi eğlendirebilir hem de yediğiniz yemeği daha anlamlı kılabilir.
Yemek Öncesi “Kapanış Cümlesi” Fikri: Ne Demeli? (Biraz Mizah, Biraz Ciddiyet)
Yemek sonunda ise, “Hadi bakalım, yemek bitti ama hayat devam ediyor” gibi cümleler güzel olabilir. Yani, insanın ruhunu okşayan bir kapanış yapmamız lazım. Ne de olsa, yemek yemek bir son değil, bir başlangıç. Yemek sonrası konuşmalar genellikle eğlenceli olmalı, çünkü tabakta ne vardı, kim ne yedi gibi laflarla sohbeti sıcak tutmak önemli. Herkesin keyfi yerindeyken, “O zaman, afiyet olsun ama bir dahaki sefere menüyü biraz daha değiştiririm” demek de olaya tatlı bir espri katabilir.
Sonuç: Yemeğe Başlarken Ne Demeliyiz? (Bence Her Şey Sadece Bir Şaka!)
Yemeğe başlarken ne demeliyiz sorusuna kesin bir cevap yok, çünkü her şey ruh halimize, arkadaşlarımızın tutumuna ve o anki sohbetin akışına bağlı. “Afiyet olsun” en güvenlisi, ama arada bir “Yemek de yemek, dostluk da dostluk!” demek de hiçbir zaman fena olmaz. Sonuçta, yemek yemek sadece bir şeyleri mideye indirmek değil, aynı zamanda anı paylaşmak. Bazen de biraz komik, biraz yaratıcı olmak gerek. Yemeklerimi kimseyle paylaşamasam da, sözlerimi paylaşarak ortamı renklendirmekten keyif alıyorum. Kim bilir, belki de bir gün yemekle ilgili konuşmalarımda biraz daha derinleşirim. Ama şimdilik, “Afiyet olsun” yeter.