Şunu açıkça söyleyeyim: “kara saban”ın romantize edilmesi, kırsal yoksulluğun üstüne çekilmiş nostaljik bir örtüdür. Evet, atadan kalma, evet, köklerimizde var; ama köklerimiz, toprağın bağrını parçalayarak değil, onu besleyerek güçlenir. “Kara saban ne işe yarar?” sorusu, yalnızca bir aletin işlevini değil, tarım politikalarımızın, verimlilik anlayışımızın ve doğayla kurduğumuz ilişkinin çıplak bir röntgenini çeker. Bugün, alıştığımız cevapları değil, canımızı sıkacak soruları öne koymanın zamanı. İpucu: Kara saban, düşük maliyetli bir “hayatta kalma” aracıdır; sürdürülebilir, adil ve verimli bir tarımın anahtarı değildir. Kara Saban Ne İşe Yarar? Mitin Ardındaki Mekanik Gerçek Kara saban, temel olarak toprağın üst katmanını çizerek ekime hazırlamayı amaçlayan, çoğunlukla…
2 Yorum