İçeriğe geç

Eşini dövmenin cezası ne kadar ?

Eşini Dövmenin Cezası Ne Kadar?

İstanbul’da bir akşam, iş yerinden çıkıp evime doğru yürürken, yolda dikkatimi çeken bir manzara oldu: Bir çift, yüksek sesle tartışıyordu. Kadın, sesini iyice yükseltmiş, adam ise gözleriyle sanki duymuyormuş gibi sessizce bakıyordu. Sonra, kadının yavaşça geri çekildiğini ve adamın ona biraz daha yaklaştığını fark ettim. Bir an durakladım, biraz ürperdim, ne olacağı hakkında hiçbir fikrim yoktu ama bir şeyin ters gittiği belliydi. O an aklıma takıldı; “Eşini dövmenin cezası ne kadar?” diye düşündüm. Ve sonra bu konuya biraz daha derinlemesine bakmaya karar verdim. Çünkü bu konu sadece bir kavga meselesi değil, bir toplum meselesi. İşte bugün buna değineceğim.

Geçmişten Bugüne Evlilik ve Şiddet

Bir toplumda kadına yönelik şiddet, aslında sadece bugünün meselesi değil. Tarih boyunca, evlilik bir işbirliği, aile kurma alanı olmanın ötesinde, bazen bir güç ilişkisi olarak da görüldü. Aile içindeki şiddet de, kadının toplumda genellikle daha alt bir konumda olmasından kaynaklanıyordu. Erkeklerin evdeki ‘otoriteleri’ o kadar kesindi ki, kadına uyguladıkları şiddet çoğu zaman normalleşmişti. Bugün hâlâ zaman zaman karşılaştığımız bu tür davranışların kökeni oldukça derinlere gidiyor.

Eşini Dövmenin Hukuki Cezası

Peki, Türkiye’de eşini dövmenin cezası ne kadar? Bu sorunun yanıtı, sadece hukuki değil, toplumsal bir sorumluluk gerektiriyor. Türk Ceza Kanunu’na göre, eşine şiddet uygulayan bir kişi, çeşitli suçlarla yargılanabilir. Şiddet türüne göre ceza değişkenlik gösteriyor. Eğer fiziksel şiddet ciddi bir yaralanmaya yol açıyorsa, bu durum ‘kasten yaralama’ suçu kapsamına giriyor ve faile 1 ile 3 yıl arasında hapis cezası verilebiliyor. Ancak işin kötü tarafı şu ki, şiddetin uygulandığı vakaların çoğu, ne yazık ki rapor edilmiyor. Pek çok kadın, eşinden gördüğü şiddeti gizli tutuyor ve bunun da cezasız kalmasına sebep oluyor. Bu, toplumda daha da derinleşen bir sorun haline geliyor.

Şiddet Vakalarında İhmal Edilen Unsurlar

Şiddet suçları sadece fiziksel yaralanmalara dayanmaz, duygusal ve psikolojik şiddet de büyük bir tehdit. Bu tür şiddetler, görünmeyen yaralar bırakır ve zamanla daha derin izler bırakır. Kanunda yalnızca fiziksel şiddetle ilgili doğrudan ceza ve yaptırımlar olsa da, psikolojik şiddet hala daha göz ardı ediliyor. Peki, fiziksel ya da psikolojik fark etmeksizin, bu tür bir şiddete maruz kalmanın sonuçları ne olabilir? Bir kadının maruz kaldığı psikolojik şiddet, yıllar sonra kendini çeşitli fobiler, depresyonlar ve güvensizlik duygularıyla gösterir. Yani, eşini dövmenin bedeli sadece birkaç yıl hapis cezasıyla sınırlı değil. Bu durum, aile dinamiklerini, hatta toplumun genel sağlığını bile etkiler.

Gelecekte Neler Olacak?

Birçok kişi, eşini dövmenin cezasının ne kadar olduğuna bakarak sadece hukuki bir perspektiften bu olayı değerlendiriyor. Ama bence olayın en önemli yönü, bu şiddetin yaratacağı toplumsal etkiler. Aile içi şiddet, bireylerin ruhsal sağlığını olumsuz etkiler ve bu etkiler gelecek nesillere aktarılabilir. Çocuklar, evde şiddet gördüklerinde, bunu normalleştirir ve ileride kendi hayatlarında da bu durumu sürdürebilirler. Yani, şiddet sadece bir suç değil, aynı zamanda bir toplumun geleceğini şekillendiren bir sorundur. Bu nedenle, eşini dövmenin cezası sadece bir mahkeme kararıyla sınırlı kalmamalı. Toplumun eğitimle, duyarlılıkla ve psikolojik destekle harekete geçmesi gerekiyor.

İstanbul’da Bir Gün

İstanbul’da yaşam, insanı bazen farklı bakış açılarıyla karşılaştırıyor. Her gün, tramvayda, metrobüste, sokakta karşılaştığım insanlardan her biri bir hikâye taşıyor. Birçoğu şiddet ya da korku hikâyeleriyle büyümüş olabilir. Belki de evde gördüğü şiddeti normal kabul ediyordur. Oysa, şiddetle büyüyen bir insanın sağlıklı bir ilişki kurması çok daha zor olur. Bu düşüncelerle yürürken, bir an için kendimi düşündüm. Kendimi korumak, doğruyu savunmak, sesimi yükseltmek… Evet, bir insan olarak sorumluluğumuz var. Bu konuda duyarsız kalmak, bir başkasının şiddete uğramasına göz yummak da suçtur. O yüzden, her birimizin, aile içindeki şiddetle ilgili daha bilinçli olması gerekiyor.

Sonuç

Sonuçta, eşini dövmenin cezası ne kadar sorusunun yanıtı yalnızca ceza kanunlarıyla sınırlı değil. Bu, bir toplumun, bir bireyin, hatta bir kişinin vicdanı ile de ilgilidir. Kadına yönelik şiddet, sadece hukukla çözülemez. Toplumsal farkındalık, eğitim ve kadın haklarına duyarlılık, bu sorunun çözülmesinde kritik öneme sahiptir. Evet, fiziksel ceza önemlidir ama duygusal iyileşme ve toplumsal bilinçlenme de aynı derecede gereklidir. Bizler, yaşadığımız toplumda değişimin parçası olmalıyız. Eşini döven bir insan, bir hukuk sisteminin sınırları içinde cezalandırılabilir, ama asıl sorumluluk, bizim gözlerimizden kaçan o görünmeyen yaraları fark etmektir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hipercasino şişli escort megapari-tr.com
Sitemap
elexbet yeni girişhttps://partytimewishes.net/betexper güncel adrestulipbet yeni girişdeneme bonusu veren bahis siteleri