Bitki Hücresinde Kloroplast Var mı? (Ve Bunu Öğrenmek İçin Başka Nelerden Vazgeçtim)
Herkese merhaba! Bugün, akşamları dizileri izlerken düşünmeye başladığım o derin sorudan bahsedeceğiz: Bitki hücresinde kloroplast var mı? Evet, yanlış duymadınız. Bu soru da, bir kahve içtikten sonra beynimde takılı kalıp, “Acaba bu kadar saçma bir soru sorarak, günümü nasıl geçirebilirim?” diye düşünmeye başladığım anlardan biriyle ilgili. Hani bazen gerçekten derin düşüncelere dalarsınız ya, işte o anlardan biri.
Ama durun, yazının içine dalmadan önce şöyle bir şey söylemeliyim: Benim gibi her şeyi fazla düşünen birisi için, bu sorunun cevabını araştırırken öğrendiklerim beni hem şaşırttı hem de kendimi aptal gibi hissettirdi. Her neyse, başlayalım.
Kloroplast Ne, Ne İşe Yarar?
İlk önce kloroplastın ne olduğundan bahsedelim, çünkü bu, sorunun cevabını anlamamız için gerekli. Kloroplast, bitki hücresinde bulunan ve fotosentez yapan bir organeldir. Yani, bu minik enerji fabrikaları güneş ışığını alır, onu kimyasal enerjiye dönüştürür ve bitkinin büyümesini sağlar. Düşünün, bir bitki aslında güneş ışığıyla besleniyor! (Bunu duyduğumda ben de “Yuh, bu kadar da olmaz” dedim ama biyoloji kitabım böyle söylüyor.)
Bunun yanında, kloroplastın içinde bulunan klorofil maddesi, bitkiye o yeşil rengini verir. Yani, kloroplast bir nevi bitkinin enerji merkezidir. Kısacası, kloroplast olmadan bitki hayatta kalamaz. O zaman, kloroplastın gerçekten var olduğuna şüphe yok, ama bitki hücresinde başka neler var, bunu da merak ettim.
Kloroplast Var mı, Hadi Ama!
Bunu öğrenmek için birkaç biyoloji kitabına göz attım (evet, kendi isteğimle). Ve her zaman olduğu gibi, burada da ders kitaplarındaki yazıların genellikle bana fazla “öğretici” geldiğini fark ettim. “Kloroplast var” diye tek bir cümleyle geçiş yapmak yerine, sürekli şöyle sorular soruyorum: “Peki ya bu kloroplast gerçekten çalışıyor mu? Bir hata yapsa, fotosentez nasıl devam eder?” Çıldırmak üzereyim.
Bir an gözlerim kitapta kaybolmuşken iç sesim devreye girdi:
> “Bir dakika, bir dakika, niye bunları kafana takıyorsun? Bitkiler zaten senin gibi sinirli, kafası karışmış bir insan gibi değil ki… Huzur içinde güneş ışığını alıp fotosentez yapıyorlar.”
Doğru ya, bunlar sakin, sabırlı varlıklar. Biz insanlar gibi “Hayatın anlamını bulamıyorum!” diye ortalıkta bağırmıyorlar. Kendi kendime gülümsedim, ama hala bir şeyler eksikti.
“Kloroplast Var” Diyenlerin Yanıltıcı Sözleri
Günümüzde herkes bir şeyler söylüyor. “Kloroplast var” diyen biyologlar, “Kloroplast foto-sentez yapar” diyen öğretmenler, sonra bir de okuduğum bu tarz metinler var. Ama her şeyde olduğu gibi, burada da biraz kuşkucuyum. Herkes, kloroplastın varlığını ve işlevini kabul etmiş, ama bu konuda en ufak bir şüphe duyan var mı?
Bir gün arkadaşlarla bir kafede oturuyorduk. Ben, “Kloroplast var mı, var mı ya?” diye sordum. Herkes bana baktı, “Ya, tabii ki var, sen deli misin?” dediler. Ama kimse “Neden var?” diye sormuyordu. İşte o an düşündüm: Kimse bitki hücresinde neden kloroplast olduğunu sorgulamıyor. Bunu sorgulamak benim işim, değil mi?
Bir arkadaşım, “Ya, sana ne bitkilerden? Kendi hayatına bak!” diye araya girdi. Cevabım hazırdı: “İyi de, bakıyorum zaten. Bu arada, benden ‘hayatın anlamını çözmeye çalışan’ diye bahsediyorsun ya, biraz daha sessiz olsan olmaz mı?”
Gerçekten de, bitkilerin derdi çok başka. O kadar karmaşık olan bizim dünyamızda, bir bitkinin kendini güneş ışığıyla besleyip yaşamaya devam etmesi, bir insanın çözebileceği bir şey mi?
Kloroplast ve Ben: Parantez İçindeki Komik Gerçekler
Sonunda, kloroplastın foto-sentez yaptığına inanarak rahatladım. Ama gelin görün ki, içimdeki sürekli sorgulayıcı kişilik (yani ben) başka sorular sormaya başladı:
Kloroplast, o kadar gün boyu çalıştıktan sonra, akşamları dinleniyor mu?
Peki ya gece? Kloroplast gece ne yapar? Hani ışık yok, güneş yok!
Bir an durup düşündüm. Bunu yazarken bile kloroplastın geceleri neler yaptığı hakkında bir teori ürettim. Ama bunun benim sağlığım için tehlikeli olduğunu fark ettim.
Sonuç: Bitki Hücresinde Kloroplast Var mı?
Evet, bitki hücresinde kloroplast var. Bu konuda şüpheye düşmeye gerek yok. Ancak bitkilerin dünyası, bizimkine kıyasla çok daha basit, ama bir o kadar da etkili. Sonuçta, kloroplastlar sayesinde bitkiler hayatta kalıyor. Güneş ışığını alıyorlar, havadan karbondioksiti çekiyorlar ve sonunda kendi yiyeceklerini yapıyorlar.
Tabii, tüm bu fotosentez işini yaparken bir şekilde dünyamıza oksijen salıyorlar, bu da yetmezmiş gibi etrafı yeşillendiriyorlar. Bu işte bir güzellik var, değil mi?
Bitkilerin sırrını çözdüm, ama hala aklımda bu kloroplastın gece nasıl çalıştığına dair bir soru var. Bu yüzden bir gece uyumadan önce “Kloroplastlar uyur mu?” diye bir Google araması yapmayı düşünüyorum. Eğer yanıt bulursam, yine buradayım!